İtalya’nın uzun ve sağlıklı yaşamıyla bilinen “Mavi Bölge” adalarından Sardinya’da, insanların asırlık ömürlerinin sırrı mercek altına alındı. Sardinyalı şef Francesco Mattana’ya göre, uzun yaşamın temelinde yalnızca ne yediğimiz değil, yemeğe olan yaklaşımımız ve sofralarımızı kimlerle paylaştığımız yatıyor.
Çocukluğu balıkçı ve çiftçi olan dedelerinin taze ürünleriyle, geniş aile sofralarında geçen Mattana, bu kültürün dünyaya ilham verebileceğini belirtiyor.
Sardinya usulü uzun yaşamın temel şifreleri ise şu şekilde sıralanıyor:
Yemek Sadece Malzeme Değil, Bir Topluluk Ruhudur: Sardinya’da yemek pişirmek ve onu paylaşmak sosyal bir ritüel. Güçlü topluluk bağları ve sevdikleriyle bir arada olmak, insanların stres seviyesini düşürerek ömrü uzatıyor.
“Kilometre 0” ve Mevsimsellik: İtalya’da popüler olan bu anlayış, malzemelerin en yakın yerel üreticiden ve tam mevsiminde tüketilmesini savunuyor. Örneğin ünlü İtalyan çorbası minestrone, ilkbaharda kuşkonmaz ve bezelyeyle yapılırken; yazın yerini domates ve taze fesleğene bırakıyor.
Çiğ Sebzenin Gücü: Ada mutfağında çiğ sebzeler adeta birer başrol oyuncusu. Besin değerleri pişirilerek öldürülmediği için en lüks restoranlarda bile sofranın merkezinde çiğ sebze tabakları yer alıyor.
Ölçülü ve Sosyal Alkol Tüketimi: Sardinyalılar her gün, adaya özgü “Cannonau” adı verilen kırmızı şaraptan küçük birer kadeh içiyor. Diğer şaraplara göre iki ila üç kat daha fazla antioksidan (flavonoid) içeren bu şarap, her zaman yalnız değil, dostlarla birlikte ve ölçülü tüketiliyor. Adada kadehler ise her zaman şu sözle kalkıyor: “A chent’annos” (100 yaşına!)
Şef Mattana, bu sağlıklı ve uzun ömür formülünü uygulamak için mutlaka İtalya’da yaşamak gerekmediğini vurguluyor: “Her şeyi basit tutun. Yerel pazarlara gidin, esnafla konuşun, mevsiminde beslenin ve en önemlisi o sofraya sevdiklerinizi davet edin.”
