Elif Kaya, İstanbul Aydın Üniversitesi Çin Araştırmaları Merkezi Müdürü olarak yaptığı değerlendirmede, Çin’in ekonomik yükselişinin uluslararası ekonomik ilişkileri daha çeşitli ve çok katmanlı hale getirdiğini belirtti.
İSTANBUL, 3 Mart (Xinhua) – Politik ekonomi uzmanı Kaya, Çin’in kalkınma sürecinin küresel ölçekte daha dengeli fırsatlar yarattığını, tek merkezli ekonomik bağımlılıkları azalttığını ve daha kapsayıcı bir uluslararası ekonomik düzenin oluşumuna katkı sunduğunu ifade etti.
Kaya’ya göre Çin’in yükselişi, özellikle teknoloji ve finans alanındaki yoğunlaşmanın gölgesinde kalan ülkeler için alternatif kalkınma yolları açtı. “Bugün birçok ülke, Çin’le işbirliği yaparak daha ileri kalkınma aşamalarına ulaşabiliyor” diyen Kaya, bu sürecin küresel politik ekonomide yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini vurguladı.
Altyapı yatırımları, üretim ağları ve teknoloji alanındaki ortaklıkların gelişmekte olan ülkelerin iç sanayi kapasitelerini güçlendirdiğini belirten Kaya, uygun maliyetli finansman ve üretim zincirlerine erişimin ülkelerin kendi ekonomik stratejilerini şekillendirmelerine olanak sağladığını dile getirdi. Bu durumun, tek bir ekonomik merkeze bağımlılığı azaltarak politika alanını genişlettiğini kaydetti.
Çin bağlantılı küresel tedarik zincirlerinin genişlemesinin mal ve hizmet maliyetlerini düşürdüğünü ifade eden Kaya, bunun aynı zamanda teknolojik tekelleşme eğilimlerini zayıflattığını söyledi. Bu gelişmenin yalnızca ekonomik değil, ulusal kalkınma stratejileri ve politika özerkliği açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Kaya, Çin’in büyümesinin çok kutuplu bir küresel ekonomik yapının güçlenmesine katkı sunduğunu vurguladı. Uluslararası ekonomik ilişkilerin çeşitlenmesiyle birlikte teknoloji, finans ve ticaret alanlarında yoğunlaşmanın azaldığını ifade etti.
Çin’in pek çok ülke için önemli bir ticaret ortağı haline gelmesinin küresel ekonomik dayanıklılığı artırdığını belirten Kaya, ticari ortaklıkların çeşitlendirilmesinin alternatif kalkınma modellerini desteklediğini ve ekonomik istikrarı güçlendirdiğini söyledi.
Gelişmekte olan ülkelerle yürütülen yatırım, altyapı işbirliği ve kapasite geliştirme projelerinin kalkınma süreçlerine doğrudan katkı sağladığını kaydeden Kaya, bağlantı ve lojistik altyapısının güçlendirilmesinin bölgesel entegrasyon açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
Çin’in küresel ölçekte yoksulluğun azaltılmasına katkısına da dikkat çeken Kaya, son yıllarda yüz milyonlarca kişinin yoksulluktan çıkarıldığını hatırlattı. Ölçek ve küresel entegrasyon düzeyi nedeniyle Çin ekonomisindeki büyümenin uluslararası piyasalarda güçlü bir yayılma etkisi oluşturduğunu belirtti.
Geleceğe ilişkin değerlendirmesinde ise Kaya, Çin’in 15. Beş Yıllık Plan döneminde daha istikrarlı ve nitelikli bir büyüme sürecine odaklanacağını öngördü. Yapısal dönüşüm, inovasyon temelli kalkınma ve yeşil dönüşümün bu sürecin temel unsurları olacağını ifade eden Kaya, Çin’in dışa açıklığını sürdürmesinin küresel ekonomik istikrar açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Kardeş haber: Küresel Ekonominin Yeni Motoru: Çin – Mihenk Haber
