Hatalı ve gereksiz antibiyotik tüketiminin, mikropların bu ilaçlara karşı bağışıklık kazanmasına neden olduğunu belirten Uzman Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Antibiyotikler hayat kurtarabilir, ancak her antibiyotik kullanımı antibiyotik direncinin gelişmesine katkı da sağlayabiliyor. Antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların tedavisi zor ve hatta bazen imkansız olabiliyor” uyarısında bulundu.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, günümüzün en büyük sağlık risklerinden biri olan antibiyotik direnci ve bu ilaçların neden kontrollü tüketilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler paylaştı.
Dirençli enfeksiyonlarla mücadele her geçen gün zorlaşıyor
İlaçların vücutta yarattığı etkinin, sürekli kullanım sonrası zayıflamasını veya aynı sonucun alınması için dozun artırılması gerekliliğini “direnç gelişimi” olarak tanımlayan Dr. Mamçu, “Aynı durum, etki mekanizması vücutta hastalık oluşturan patojenleri öldürmek veya baskılamak olan antibiyotikler, antineoplastikler gibi ilaçlar için geçerli olduğunda, ilaca dirençli patojenlerden bahsediliyor” dedi.
Antibiyotiklerin tıp dünyasında çığır açtığını ve bugüne dek milyonlarca insanın hayatını kurtardığını hatırlatan Dr. Mamçu, “Antibiyotikler hayat kurtarabilir, ancak her antibiyotik kullanımı antibiyotik direncinin gelişmesine katkı da sağlayabiliyor. Antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların tedavisi zor ve hatta bazen imkansız olabiliyor. Antibiyotiğe dirençli mikroorganizmalar, toplumda, sağlık kurumlarında ve çevrede (toprak, su da dahil olmak üzere) çeşitli ortamlara hızla yayılabiliyor. Bu nedenle antibiyotik direnci insan, hayvan ve çevre sağlığını içeren tek sağlık sorunu.” ifadelerini kullandı.
Bölgesel bir risk tüm dünyayı tehdit edebilir
Antibiyotik direncinin sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de etkileyecek hayati bir mesele olduğunun altını çizen Dr. Mamçu, şunları söyledi: “Günümüz teknolojik ve ekonomik koşullarının yardımıyla uluslararası seyahat sıklığının artmasının bir sonucu olarak, dünyanın herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan antibiyotik direnci sorunu çok kısa süre içinde tüm dünyayı kapsayan bir boyuta ulaşıyor. Bu nedenle, ulusal düzenlemeler ve çalışmalar, dünya genelinde antibiyotik direncinin kontrol altına alınmasında kilit rol oynamakta, ancak başarıya ulaşmak için tüm ulusal programların aynı başarı seviyesine ulaşmaları gerekiyor. Zira dünyanın herhangi bir bölgesindeki sorun, tüm dünyanın sorunudur.”
İlaç kullanımında çok daha titiz davranmalıyız
Piyasaya sürülen yeni antibiyotik sayısının son yıllarda oldukça düştüğünü ve direnç problemine tam çözüm olamadığını belirten Dr. Mamçu, “Artık geçmişte olduğu gibi yeni bir antibiyotiğin kullanımı sonunda direnç gelişmesi ve yeni diğer bir antibiyotiğin tedavi alanına girmesi ve tekrar buna da direnç gelişmesi sonucu bir diğer yeni antibiyotiğin devreye girmesi dönemi kapanmıştır. Elimizde kalan antibiyotikleri çok daha dikkatli kullanmamız yani iyi yönetmemiz gereken bir dönemdeyiz” dedi.
İdeal bir tedavi süreci için; doğru teşhisin ardından en uygun ilacın, doğru dozda ve doğru zaman aralıklarıyla kullanılması gerektiğini vurgulayan Mamçu, “Doğru antibiyotik kullanımı için, mikrobiyolojik olarak kanıtlanmış bakteriyel bir enfeksiyonun varlığı mutlaka sorgulanmalıdır. Tanı açısından gerekli değerlendirme yapılmadan ve enfeksiyon olmaksızın antibiyotik kullanılması, seçilen antibiyotiğin yanlış olması, antibiyotik dozunun yetersiz veya aşırı olması, doz aralıklarının uygunsuz olması durumlarında antibiyotikler uygun kullanılmamış olur.” açıklamasında bulundu.
Direnç problemi artık tüm insanlığın ortak sorunu
Dr. Mamçu, antibiyotiklerin son yarım asırda ölümcül pek çok hastalığı iyileştirerek insan ömrüne büyük katkı sunduğunu kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Başta uygunsuz ve gereksiz kullanımları sonucu gelişen direnç nedeniyle etkilerini önemli oranda kaybetmişlerdir. Mikroorganizmalar kullanılan antibiyotiklere karşı er ya da geç direnç kazanmaktadır. Gelişen direnç günümüzde bütün insanlığı tehdit edecek düzeydedir. Çok ilaca karşı dirençli kökenlerle gelişen hastane enfeksiyonları hastanede kalışı ve ölüm oranlarını artırmakta ve çok fazla ek maliyete neden olmaktadır. Günümüzde sadece hastane kökenleri değil toplumdan kazanılmış kökenlerde de direnç önemli oranlarda artmakta bu olay sorunu daha da büyütüp ciddi boyutlara taşımaktadır.”
Viral hastalıklarda antibiyotik etkisizdir
Direncin önüne geçmek için tıp, veterinerlik ve tarım alanlarında ortak politikalar izlenmesi gerektiğini söyleyen Dr. Mamçu, Türkiye’de antibiyotiklerin reçetesiz satılmamasının bu yolda atılmış büyük bir adım olduğunu belirtti.
Hastaları doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanmamaları konusunda uyaran Mamçu, sözlerini şöyle noktaladı: “Antibiyotikler soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi viral hastalıkları iyileştirmez, başkasına bulaşmasına engel olmaz. Antibiyotikleri mutlaka önerilen miktarda, önerilen saatlerde ve önerilen sürede kullanın. Kendinizi iyi hissetseniz bile tedaviniz tamamlanmadan antibiyotiği kesmeyin. Tedavi bittiğinde kalan antibiyotikleri saklamayın. Başkası için yazılmış antibiyotiği asla kullanmayın. Yararı olmayacağı gibi zarar görebilirsiniz.”
Haber Kaynağı: https://www.yenimedyahaber.com/saglik/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-buyuk-tehlike-saciyor/4752
(kardeş haber)
