Uzmanlar, uygulamalara tüm kamera rulosuna erişim izni vermenin ciddi gizlilik riskleri taşıdığı konusunda uyarıyor. Kötü niyetli uygulamaların hassas görüntülere ulaşabileceği belirtiliyor

Sosyal medyada bir fotoğraf paylaşmak istediğinizde genellikle bir seçimle karşılaşırsınız: Uygulamaya tüm kamera rulonuza erişim izni verecek misiniz, yoksa vermeyecek misiniz?

The Huffington Post’un haberinde yer alan; uzmanlara göre, her gün kullandığımız pek çok uygulama fotoğraf ve videolara tam erişim talep ediyor ancak bu izni vermeden önce iki kez düşünmek gerekiyor. Çünkü bu durum, kısa vadede pratik görünse de uzun vadede ciddi gizlilik riskleri barındırıyor.

Sınırlı erişim, daha fazla güvenlik

Elektronik Sınır Vakfı’nda (EFF) güvenlik ve gizlilik aktivisti olan Thorin Klosowski, yalnızca seçili fotoğraflara erişim izni vermenin kullanıcıları koruduğunu belirtiyor.

Klosowski, “Erişimi yalnızca belirli fotoğraflarla sınırladığınızda, hem yanlışlıkla birden fazla fotoğraf yüklemenizi önlersiniz hem de uygulamanın istemeden ya da kötü niyetle daha fazlasına ulaşmasını engellersiniz” dedi.

Kamera rulonuz kimliğinizin bir yansıması

Uzmanlara göre kamera rulonuz yalnızca tatil fotoğrafları ya da aile anılarından ibaret değil; aynı zamanda kim olduğunuzun ve nelerden hoşlandığınızın da bir kaydı.

Birçok kişi kimlik doğrulama amacıyla pasaport, kimlik kartı ya da kredi kartı gibi hassas belgelerin fotoğraflarını da telefonunda saklıyor. Bu tür görüntüler ise dolandırıcıların özellikle hedef aldığı içerikler arasında yer alıyor.

Nitekim 2023 yılında yapılan bir araştırmada, bazı kötü amaçlı uygulamaların kullanıcıların fotoğraf galerilerini tarayarak kripto cüzdanlarına ait kurtarma ifadelerini aradığı ortaya çıktı. Bu uygulamalar daha sonra Google ve Apple tarafından mağazalardan kaldırıldı.

Küçük bir zahmet, büyük bir koruma

Uygulamalara tam erişim vermemek, paylaşmak istediğiniz fotoğrafı bulmak için albümler arasında tek tek arama yapmanızı gerektiriyor. Bu durum kullanıcı deneyimini zorlaştırsa da uzmanlara göre aslında bir avantaj.

Bu ekstra adım, kullanıcıyı neyi paylaşmak istediğini yeniden düşünmeye zorlayarak olası gizlilik ihlallerinin önüne geçebiliyor.

Meta’nın gizlilik tartışmaları sürüyor

Özellikle Meta, uzun süredir gizlilik savunucularının eleştirilerinin odağında yer alıyor. 2022 yılında Facebook’un, kürtaj yaptıkları iddiasıyla yargılanan bir anne ve kızın özel mesajlarını polisle paylaştığı ortaya çıkmıştı.

Kar amacı gütmeyen Surveillance Technology Oversight Project’in iletişim direktörü Will Owen, bu durumu “Meta’nın veri paylaşımı konusunda ne kadar ileri gidebildiğinin çarpıcı bir örneği” olarak değerlendirdi.

Yapay zeka özelliği tepki çekmişti

Geçtiğimiz yıl Facebook, kullanıcıların kamera rulolarına erişim izni vermesi halinde fotoğrafların yapay zeka ile düzenlenmiş versiyonlarını öneren bir özellik sunmuştu. Kullanıcılara gösterilen açılır pencerede “Kamera rulonuzdan yaratıcı fikirler almak için bulut işlemeye izin verilsin mi?” sorusu yöneltiliyordu.

Ancak bu izni veren kullanıcıların aynı zamanda fotoğraflarının ve yüz özelliklerinin Meta’nın yapay zeka sistemleri tarafından analiz edilmesine de onay verdiği ortaya çıkınca özellik tepki çekti. Söz konusu özelliğin şu anda kullanımda olmadığı belirtilirken, Meta konuya ilişkin sorulara yanıt vermedi.

Ayarları kontrol etmek mümkün

Uzmanlar, genel olarak kullanıcıların uygulamaların telefonlarında hangi verilere eriştiğini düzenli olarak kontrol etmesi gerektiğini vurguluyor.

Facebook’ta bu ayarları kontrol etmek için “Ayarlar ve Gizlilik” menüsüne girip “Ayarlar” bölümündeki “Kamera rulosu paylaşım önerileri” seçeneğine ulaşmak ve buradan ilgili erişim izinlerini açıp kapatmak mümkün.

Yanlışlıkla paylaşım riski

Klosowski, yıllar içinde insanların karmaşık izin ekranları nedeniyle tüm fotoğraf arşivlerini yanlışlıkla sosyal medyaya yüklediğine dair sayısız örnek gördüğünü söylüyor.

Tam erişimi reddetmek, kullanıcıların paylaşım yaparken daha fazla adım atmasını gerektiriyor ve bu da süreci biraz zahmetli hale getiriyor. Ancak Klosowski’ye göre bu durumun olumlu bir etkisi var:

“Kullanıcı deneyimi açısından fotoğraf seçici araçların zorlayıcı olduğunu biliyorum. Ancak bu durum aynı zamanda paylaşım yapmadan önce düşünmenizi sağlayan küçük bir engel oluşturuyor ve bu her zaman kötü bir şey değil”

kardeş haber: Teknoloji – Mavi Manşet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir