Saç yıkama esnasında boynun aşırı derecede geriye doğru eğilmesi, beyne giden kan akışını kısıtlayarak felç riskine kadar varabilen ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.
Boyun, başımızı taşıyan sıradan bir köprü olmanın ötesinde, vücut ile beyin arasındaki en kritik geçiş hattıdır. Sinirler, kaslar, omurilik ve damarlar burada oldukça dar ve hassas bir yoldan ilerler. “Dolayısıyla bazen farkında olmadan hassas bölgeye zarar verip, ciddi sağlık sorunları yaşayabiliriz” diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, özellikle kuaförde saç yıkatırken başın geriye doğru bükülmesinin beyin damarlarında hasara yol açabileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu:
Asıl mesele boynun duruşu
Beynimizi besleyen damarların bir kısmı boyun bölgesinden geçer. Özellikle denge damarları olarak bildiğimiz vertebral arterler, beyin sapı ve beyinciğin kanlanmasında kilit rol oynar. Boyun uzun süre geriye atıldığında, bu damarlarda geçici sıkışmalar yaşanabilir veya hassas bünyelerde damar duvarı yırtılabilir. Bu tablo inmeye (felce) kadar gidebilir; sorun tam olarak bu noktada başlar.
Risk sadece kuaförle sınırlı değil
Aslında problem kuaför koltuğu değil, boynun uzun süre hatalı bir pozisyonda kalmasıdır. Dişçi koltuğunda, masaj yaptırırken, tavana bakarak çalışanlarda, bazı egzersizlerde hatta evde saç yıkarken bile benzer riskli durumlar oluşabilir. Yani temel sorun bir hareket biçimidir. Kuaförde yaşananlar aslında genel bir uyarı niteliğindedir: Boynumuzu sandığımızdan daha hor kullanıyoruz. Günümüzde bilgisayar başında öne eğilen, sonra aniden geriye esneyen ve boynunu sabit tutarak zorlayan çok fazla kişi var.
Denge ve dolaşım olumsuz etkilenir
Başınızı aşırı derecede geriye attığınızda sadece kaslarınız gerilmez; aynı zamanda bölgedeki kan dolaşımı ve mekanik denge de bozulur. Özellikle ani ve sert hareketler, damar duvarında gerilmeye neden olabilir. Nadir de olsa bu durum damarın yırtılmasıyla sonuçlanabilir. Sonrasında ise pıhtı oluşumu ve beyin dolaşımının bozulması gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir.
Damar hasarı anında ne hissedilir?
Bazen sadece hafif bir sersemlik hissi oluşur. Bazı durumlarda ise ense kökünden başlayan sıra dışı bir ağrı duyulur. Kimileri mide bulantısı yaşarken, kimileri gözlerinin karardığını söyler. Daha ağır vakalarda konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, denge kaybı, çift görme veya vücudun bir tarafında güçsüzlük görülebilir. En önemli kriter şudur: Eğer alışık olmadığınız bir belirti yaşıyorsanız ve bu durum boynunuzun zorlandığı bir pozisyondan hemen sonra çıktıysa, bunu mutlaka ciddiye almalısınız.
Bu detayları ihmal etmeyin
Aslında korunmak oldukça basit: Boynunuzu uzun süre aşırı geriye atmayın ve sizi rahatsız eden bir pozisyonda kalmaya zorlamayın. Boynunuz fazla geriliyorsa, enseniz boşta kalıyor veya yastık sizi desteklemiyorsa, başınız dönüyorsa hemen pozisyon değiştirin. Kuaför koltuğunda rahat etmek bir lüks değil, güvenlik meselesidir. Enseyi destekleyen aparatların kullanılması, işlemin çok uzamaması ve kişinin rahatsızlığını açıkça dile getirmesi çok önemlidir. Boyun fıtığı, damar hastalığı veya migren gibi geçmişiniz varsa bunu kuaförünüze mutlaka söyleyin. İşlem sonrası ani baş ağrısı veya uyuşma gibi bir durum gelişirse vakit kaybetmeden tıbbi yardım isteyin; vücudunuzun verdiği ilk sinyalleri küçümsemeyin.
Risk grubunda kimler var?
Herkes aynı derecede risk altında değildir ancak bazı kişiler daha dikkatli olmalıdır. Yüksek tansiyonu, damar hastalığı geçmişi veya boyun fıtığı olanlar, sigara kullananlar ve migren hastaları daha hassas kabul edilir. Öte yandan, genç ve sağlıklı görünen kişilerde de anatomik yapıya veya damar kırılganlığına bağlı olarak nadiren bu durum görülebilir. Yani tek risk faktörü yaş değil, kişinin kendi vücut yapısıdır.
Haber Kaynağı: https://www.yenimedyahaber.com/saglik/kuafor-koltugundaki-gizli-tehlikeye-dikkat/4547
(kardeş haber)
