Türkiye’de üç devlet üniversitesinde yürütülen ve uluslararası Gender Issues dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bazı öğrenciler akademik başarıyı verilen çabanın bir sonucu değil sahip oldukları bir hak olarak görüyor. “Akademik hak görme” olarak tanımlanan bu yeni eğilim, öğrencilerin empati ve duygusal farkındalık düzeylerine göre kişiden kişiye değişim gösteriyor.

Bazı üniversite öğrencileri için dersleri geçmek artık yalnızca çalışmanın sonucu olarak görülmeyebiliyor. Akademik literatürde “academic entitlement” olarak adlandırılan ve Türkçeye “akademik hak görme” olarak çevrilen bu tutum, akademik başarı için çaba göstermek yerine bunu bir hak olarak görmek anlamına geliyor. Erzurum Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Adem Kantar, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Dr. Muhammet Kök ve Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Ayşegül Bakır bu kavram üzerine yaptıkları ortak çalışma için farklı üniversitelerde öğrenim gören 283 öğrencinin akademik tutumlarını inceledi.
Uluslararası Gender Issues dergisinde yayımlanan çalışmada öğrencilerin akademik hak görme eğilimleri ile duygularını tanıma ve ifade etme becerileri ve empati düzeyleri arasındaki ilişkiler analiz edildi.
Katılımcıların yaşlarının 18 ile 49 arasında değiştiği araştırmaya eğitim, mühendislik, hukuk, spor bilimleri ve sağlık bilimleri gibi farklı fakültelerde öğrenim gören öğrenciler dahil edildi.

EMPATİ ARTTIKÇA EĞİLİM AZALIYOR
Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Adem Kantar, yaptıkları çalışmayı şöyle anlattı: “Çalışmamızda öğrencilerin akademik hak görme eğilimleri ile duygularını tanıma ve ifade etme becerileri ve empati düzeyleri arasındaki ilişkileri analiz ettik. Bulgular, duygularını tanımakta zorlanan öğrencilerde akademik hak görme eğiliminin daha yüksek olduğunu gösterirken, empati düzeyi yüksek öğrencilerde bu eğilimin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Akademik hak görme davranışı üniversite öğrencilerinin akademik tutumlarını anlamak açısından ele alındı. Akademik beklentiler yalnızca akademik performansla değil psikolojik ve sosyal özelliklerle de ilişkili.
‘DİĞERLERİNİN BENDEN ÇOK ÇALIŞMASI NORMAL’
Araştırmada “akademik hak görme”, öğrencinin akademik başarıyı bireysel çabanın sonucu olarak değil, kendiliğinden sahip olması gereken bir hak gibi görmesi olarak tanımlanıyor. Bu tutum farklı davranışlarla ortaya çıkabiliyor. Örneğin bazı öğrenciler derslere yeterince katılmasalar ya da yeterince çalışmasalar bile dersi geçmeleri gerektiğini düşünebiliyor. Sınavdan düşük not aldıklarında notlarının yükseltilmesini beklemek, grup ödevlerinde diğer öğrencilerin daha fazla çalışmasını doğal görmek ya da kaçırılan derslerin notlarının kendilerine verilmesini talep etmek bu davranışlara örnek gösteriliyor. Bazı durumlarda öğrenciler başarısızlıklarını kendi çalışma düzeylerinden çok dersin zorluğu ya da öğretim üyesinin değerlendirme biçimiyle ilişkilendirebiliyor.”

AKADEMİK HAK GÖRME HANGİ DAVRANIŞLARLA ORTAYA ÇIKIYOR?
*Yeterince çalışmasa da dersi geçmesi gerektiğini düşünmek
*Düşük not aldığında notunun yükseltilmesini beklemek
*Grup çalışmalarında diğer öğrencilerin daha fazla çalışmasını doğal görmek
*Kaçırılan derslerin notlarının kendisine verilmesini talep etmek
*Başarısızlığı kendinden çok dersin zorluğuna veya hocanın tutumuna bağlamak

AZ ÇABAYLA BÜYÜK SONUÇ BEKLENTİSİ ARTIYOR
Prof. Dr. İlhan Yalçın (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı)
“Günümüzde öğrencilerde zaman zaman az çabayla en iyi sonucu elde etme beklentisini gözlemleyebiliyoruz. Bu durum tabii diğer bazı öğrencilere de adaletsizliğe ya da haksızlığa uğrama duygusu yaşatabiliyor. Oysa kişinin önce kendi çabasına bakması gerekir. Elde edilen sonuç gerçekten gösterilen çabanın karşılığı mı, yoksa kişi az çaba gösterip çok büyük bir sonuç mu bekliyor? Bunu değerlendirebilmek önemli. Öğrencinin yüksek not aldığında bunu kendi emeğinin sonucu olarak görmesi kadar, düşük not aldığında da ‘Bu benim performansımın karşılığı olabilir; çabamı artırırsam sonucu değiştirebilirim’ diyebilmesi gerekir. Aksi halde kişi olumsuz sonucun sorumluluğunu üstlenmez. Oysa akademik gelişim için başarıda da başarısızlıkta da sorumluluğu alabilmek gerekir. Bu noktada çocukluk döneminde edinilen kazanımlar ve ebeveyn tutumları da önemlidir. Çocukların yalnızca haklarını bilen bireyler olarak değil, sorumluluklarının da farkında olan bireyler olarak yetişmesi gerekir. Çünkü bir hedefe ulaşmak çoğu zaman sebat etmeyi, belirli bir süre emek vermeyi ve çaba göstermeyi gerektirir. Emek verilerek elde edilen sonuçların değeri de zaten bu yüzden daha yüksek olur.”

Haber Kaynağı: https://www.hurriyet.com.tr/egitim/calismadan-basarayim-beklentisi-artti-universite-gencliginde-yeni-egilim-43142760

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir