Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği’nden (DENTUROD) yapılan açıklamada, Pamukkale travertenlerinin bugün tam da bu uçurumun kenarında olduğu vurgulanarak, “2025 yılında 2,3 milyon ziyaretçi ağırladı. Denizli nüfusunun iki katından fazla. Yıllarca ‘Ne kadar çok turist, o kadar başarı’ dedik. Bugün ise doğa faturayı kesiyor: Pamukkale nefes alamıyor” denildi.

Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği’nden (DENTUROD) Başkan Gazi Murat Şen imzasıyla yapılan açıklama şöyle:
Bazen bir değeri yok etmek için balyoz gerekmez. Fazla sevmek, kapasitesini zorlamak ve ‘turist sayısı’ istatistiklerine teslim etmek yeter. Pamukkale travertenleri bugün tam da bu uçurumun kenarında. 2025 yılında 2,3 milyon ziyaretçi ağırladı. Denizli nüfusunun iki katından fazla. Yıllarca ‘Ne kadar çok turist, o kadar başarı’ dedik. Bugün ise doğa faturayı kesiyor. Pamukkale nefes alamıyor.
450 litreden 150 litreye: Sessizce kuruyoruz
DSİ verilerine göre, Pamukkale’yi besleyen termal su debisi son 30 yılda üçte iki oranında azaldı. 1993’te saniyede 450 litre olan can suyu, bugün 150 litreye geriledi. Bu sadece teknik bir rakam değil; travertenlerin kararması, kristal dokunun bozulması ve beyaz mucizenin griye dönüşmesi demek.
Aynı anda binlerce kişinin üzerinde yürüdüğü travertenler, doğal yenilenme hızını aşarak aşınıyor ve rengini kaybediyor. Ayakkabısız yürümek yetmiyor; artık attığımız adımların sayısını da sınırlamak zorundayız. Dünya bu gerçeği çoktan kabul etti. Machu Picchu’da rastgele dolaşamaz, Galapagos’a serbest giremezsiniz. Bu yerler halktan koparıldığı için değil, geleceğe kalsın diye korunuyor.
Pamukkale’yi “geçiş güzergâhı” olmaktan çıkarıp “deneyim merkezi”ne dönüştürmeliyiz. Travertenlere erişimi bilet, kota ve zaman dilimiyle kontrollü hale getirmek bir yasak değil, savunma refleksidir. Bu model bize şunlar kazandırır:
1. Fiziksel aşınmayı ve kararmayı minimalize eder.
2. Kalabalık içinde fotoğraf telaşı yerine, suyun sesini duyabileceğiniz gerçek bir deneyim sunar.
3. Turizmi daraltmaz, genişletir: Kontenjan dolunca ziyaretçiler Hierapolis Antik Kenti’ne, Kleopatra Havuzu’na, Karahayıt termal bölgesine, Laodikya, Tripolis, Buldan, Çal ve Çivril’e yönlendirilir. Böylece Denizli turizmi gelirini zamana ve mekâna yayar, ziyaretçiler daha uzun konaklar.
Müze Kart sahipleri ve yerel halk için özel kotalar ile öncelikli saatler ayrılarak adalet sağlanabilir. Travertenlerden elde edilen gelirin önemli bir bölümü doğrudan UNESCO mirasının restorasyonu, bilimsel izleme ve su kaynaklarının korunmasına aktarılmalıdır. DÖSİMM ihalelerinde bu şartnameye açıkça yazılmalı, harcamalarda yerel dinamikler dikkate alınmalıdır.
Pamukkale’de kontrollü erişim, turizmi kısıtlamak değil; onu geleceğe taşımaktır. Doğayla rekabet edilmez, onunla uyum içinde yaşanır.
Bugün alacağımız kararlar, yarın çocuklarımızın hâlâ parlayan bir mirası mı yoksa ‘Eskiden beyazdı’ diye başlayan hüzünlü hikâyeleri mi anlatacağını belirleyecek.
