Artan akaryakıt fiyatları sonrası benzinli, dizel, hibrit ve elektrikli araçların kilometre başı maliyetleri yeniden karşılaştırılıyor.
Akaryakıt fiyatlarında son dönemde yaşanan artışlar, sürücülerin yakıt tercihlerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Benzinli, dizel, hibrit ve elektrikli araçlar arasında kilometre başına maliyet farkı giderek daha fazla önem kazanırken, sürücüler de en düşük yakıt gideriyle yolculuk yapmanın yollarını araştırıyor.
İstanbul’da 24 Mart’ta benzinin litresinin 62.99 TL’den, motorinin ise 77.65 TL’den satılması, araç kullanım maliyetlerini doğrudan yansıdı.
Ancak, aynı yakıt deposu kapasitesine sahip araçlar üzerinden yaptığımız hesaplama, pompa fiyatındaki yaklaşık 15 TL’lik farka rağmen dizel araçların kilometre başına maliyet açısından hâlâ benzinli modellere göre avantajlı olduğunu ortaya koyuyor.
Karşılaştırmaya günümüzde sayıları giderek artan hibrit ve elektrikli araçlar da dahil edildiğinde ise ortaya daha dikkat çekici sonuçlar çıkıyor.
DİZEL BENZİNLİDEN AVANTAJLI
Örneğin, yakıt deposu 45 litre olan bir dizel otomobili ele alalım. Güncel fiyatlarla bu aracın deposunu doldurmak 3 bin 494 TL tutuyor. Eğer aracın ortalama yakıt tüketiminin 100 kilometrede 5 litre olduğunu varsayarsak, tam depo ile yaklaşık 900 kilometre menzil elde edilebiliyor. Bu durumda dizel bir otomobilin kilometre başına yakıt maliyeti yaklaşık 3.9 TL seviyesinde gerçekleşiyor.

Aynı hesaplamayı bu kez 45 litrelik depoya sahip bir benzinli otomobil üzerinden yaptığımızda, güncel fiyatlarla deponun 2 bin 834 TL’ye dolduğu görülüyor. Ortalama 100 kilometrede 7.5 litre tüketim değerine sahip bir benzinli otomobil, tam depo ile yaklaşık 600 kilometre yol gidebiliyor. Bu veriler, benzinli bir otomobilin kilometre başına yakıt maliyetinin yaklaşık 4.7 TL olduğunu gösteriyor.
Şimdi aynı yöntemi hibrit ve elektrikli araçlar için uygulayalım.
Bilindiği üzere hibrit otomobiller mild-hibrit, tam hibrit ve şarj edilebilir hibrit (plug-in) olmak üzere farklı türlere ayrılıyor. Bu karşılaştırmada ise tam hibrit bir model esas alındı.
100 kilometrede ortalama 4 litre yakıt tüketen ve 45 litrelik yakıt deposuna sahip bir tam hibrit otomobilin deposu da benzinli araçta olduğu gibi 2 bin 834 TL’ye doluyor. Bu tüketim değerleriyle araç tam depo ile yaklaşık 1125 kilometre menzil sunabiliyor. Buna göre hibrit bir otomobilin kilometre başına yakıt maliyeti yaklaşık 2.5 TL olarak hesaplanıyor.
ŞARJ TÜRÜ MALİYETİ ETKİLİYOR
Elektrikli araçlarda ise kilometre başına maliyet, büyük ölçüde şarjın nerede yapıldığına bağlı olarak değişiyor. Örneğin 73 kWh batarya kapasitesine sahip bir elektrikli otomobili ele alalım. Türkiye’de yaygın bir şarj ağının kamuya açık hızlı (DC) istasyonlarında bu aracı yüzde 100 şarj etmenin maliyeti yaklaşık 1140 TL seviyesinde. 500 kilometre menzil sunan bu araç için kilometre başına enerji maliyeti 2.3 TL civarında gerçekleşiyor.
Şarj işlemi kamuya açık yavaş (AC) istasyonlarda yapıldığında ise aynı aracın tam şarj maliyeti yaklaşık 726 TL’ye düşüyor. Bu durumda kilometre başına enerji maliyeti 1.5 TL seviyesine kadar geriliyor.

Tüm bu veriler değerlendirildiğinde, güncel akaryakıt fiyatları ve şarj tarifeleri dikkate alındığında kilometre başına en düşük maliyetli seçeneğin AC istasyonlarda şarj edilen elektrikli otomobiller olduğu görülüyor.
Bu seçeneği DC istasyonlarda şarj edilen elektrikli araçlar takip ederken, tam hibrit otomobillerin de neredeyse elektrikli araçlar kadar düşük maliyetle yol alabilmesi dikkat çekiyor.
Bir diğer çarpıcı sonuç ise motorinin litre fiyatı benzinden yaklaşık 15 TL daha yüksek olmasına rağmen dizel otomobillerin kilometre başına yakıt maliyetinin hâlâ benzinli araçlardan düşük olması.
Öte yandan, bu hesaplamaya araçların satın alma maliyeti, bakım giderleri ve amortisman gibi kalemlerin dahil edilmediğini belirtmek gerekiyor.
Yapılan karşılaştırma, son dönemde özellikle Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle hızla yükselen akaryakıt fiyatlarının ardından en ekonomik yolculuğun hangi yakıt tipindeki araçlarla yapılabileceğine dair genel bir fikir sunmayı amaçlıyor.
